Sırt Çantamla Avrupa: Köln-Amsterdam-Brüksel-Paris

DSC_3270 (Kopyala)Artık Avrupa seyahatimin zamanı gelmişti de sonlara bıraktığım bu tecrübemin zamanı geçiyordu bile.  Hep keşfedilmemiş olan uzak diyarları merak edip keşfetmek daha da güzeldi benim için ama bu defada Avrupa hakkında bilgi sahibi olamamak ta beni bir adım geride bırakmıştı açıkçası. Bazen hiç Avrupa’ya gittin mi sorusuna da evet gittim dediğimde, Viyana, Prag, Budapeşte ve bir de Köln’ü ekleyelim, böyle birkaç şehirle sınırlı kalıyordum açıkçası.. Aslında Avrupa’nın gözbebekleri daha önümde sırada bekliyorlardı.

Yine Rotamı Köln’den başlayarak ve buradan Amsterdam, ardından Brüksel ve daha sonra Paris olarak belirlemiştim. Yani Almanya, Hollanda, Belçika ve Fransa turu programı yapmıştım kendime. Artık bu turumda Avrupa’nın önemli bir kısmını da tamamlamış olacaktım. Tabi bilindiği gibi sadece gezen bir kelebek ruhu değildi bu. Aynı zamanda eşsiz fotoğrafları da yakalamak vardı benim hayallerimde. Seyahatlerimin en zevkli ama en yorucu taraflarını da bu fotoğraf aşkı oluşturuyordu her zaman. Sırtımda o ağır makine ve objektifler, ayrıca tripod taşımak ta ayrı bir yorgunluk demekti benim için. Ama o fotoğraflardan sonra herşeye de değiyordu diyebilirim. Her ne kadar planlı olsa da seyahatim, aslında günlerim ve kalacağım geceler spontane gelişiyordu ve her an yeni bir program ve B planı hazırdı benim için. İlk durağım Almanya Köln idi ve bildiğim ama doyamadığım bir şehirdi burası. Buradan hareket etmek çok kolay olacaktı. Seyahatimi hızlı trenler ve Avrupa’nın otobüs hattı olan Eurolines üzerine kurmuştum artık.

Ucuz uçak bileti için www.turna.com sitesini kullanabilirsiniz. Ayrıca Türkiye’nin en iyi online uçak bileti siteleri bu linkte.

DSC_2459 (Kopyala)Yolculuğumun ilk günü geldiğim Köln’ de gelir gelmez bir sorunum vardı. Yanıma sırt çantamı otelde bıraktıktan sonra alabileceğim bir küçük sırt çantası daha almamıştım ve onu almak için çantacı ve spor mağazalarını dolaştım daha ilk günden. İşimi görecek kadar iyi olan gayet te uygun fiyatlı bir çantayı adidas mağazasında buldum ve gerçekten de seyahatim boyunca çok işime yaradı. Sizde benim gibi bir hata yapmayın sakın. Çünkü koskoca sırt çantasını taşımaktansa bir küçük sırt çantasına mutlaka ihtiyaç duyuyor insan. Fotoğraf makinemi, pasaport ve cüzdanımı, cep telefonumu ve şarj aletimi, suyumu ve ufak tefek ihtiyaç duyabileceğim gözlük, tişört, yağmurluk vb. eşyalarımı koyabileceğim ufak bir sırt çantası en büyük ihtiyacım oldu bir anda. Akşam saatlerinde ise yeniden Köln Katedralinin ve Hohenzollern Köprüsünün gece fotoğraflarının çekim zamanı gelmişti artık ve bu muhteşem kareler yeniden portföyümdeydi artık.

Bu defa Nikon D600 Full Frame bir makine ile çekim yapmak ve 24-85 in harika performansı fotoğraflarıma daha da iyi yansımıştı artık. 2 gün Köln için yeterli bir zamandı benim için ve tam zamanında ayrıldım bu güzel Almanya şehrinden. Ama ilk günden Amsterdam’a gitmek için biletimi Köln Hbf den aldım. Köln HBF, Köln’ün merkez tren istasyonu ve şehrin merkezi burası. Katedralin olduğu yer ve bütün trenlerin, şehir içi ve şehirlerarası hızlı trenler ve hatta Eurolines otobüslerinin merkezi dahi burada. Köln Hbf demek tüm turist ve halkın geliş ve gidiş noktalarının kalbi demek. Avrupa’nın en meşhur hızlı tren şirketi Thalys ve Ice şirketleri olarak bilinir ve ben Amsterdam’ a gitmek için biletimi biraz daha uygun olan Ice Train den aldım. Köln-Amsterdam arası 62.80.- Euro ya bilet buldum ve bu fiyat çok çok iyi.

Bir sonraki gün 14.46 da Köln den kalkan trenim yaklaşık 2.5 saatte 17.26 da Amsterdam’a geldi. Artık Almanya – Köln günleri geri gelmek üzere şimdilik bitmiş ve Hollanda – Amsterdam günlerim başlamıştı benim için.

DSC_2702 (Kopyala)Amsterdam’a gelmeden önce 3 gecelik rezervasyonumu www.booking.com aracılığı ile Amsterdam’ın ünlü caddesi Red Light District’te bulunan Budget Hostel Heart of Amsterdam adlı hostelden gayet te uygun bir fiyat yakalayarak yaptım. Otelim gerek konum gerekse temizlik ve güvenlik acısından çok başarılı bir oteldi. Budget Hostel Heart of Amsterdam isimli oteli kesinlikle sırt çantalı gezginlere tavsiye edebilirim. Amsterdam ilk geldiğimde harika bir şehir havası uyandırdı bende ve gercekten de öyleydi. Central Station’ dan ilk çıktığım andan itibaren sıcacık bir atmosfer vardı. Amsterdam Merkez Tren istasyonundan şehrin kalbi konumundaki Dam meydanına yürüyerek 10 dakikada gidilebiliyordu ve bu çok iyi oldu benim için. İlk önce otelimi buldum, yerleştim ve ardından fotoğraf makinemi ve küçük sırt çantamı alarak daldım Amsterdam’ın kanallarıyla ünlü sokaklarına.

Amsterdam çok farklı bir şehir olmasının yanında kendine özgü mimari evleriyle, kanalları ve kalabalığı ile de muhteşem duygular hissettiriyor insana. İnsanların sıcakkanlı olması ise Amsterdam’ın asıl en muhteşem özelliği idi benim için. Benim için buradaki ilk saatlerimdi. Biraz kanalların aralarında yürüdüm, biraz Dam meydanında oturdum ve şehir daha ilk dakikalarından itibaren büyülemişti beni. Daha ilk gecemde ise harika gece fotoğrafları yakalamak günün tüm yorgunluğunu almıştı üzerimden ve artık dinlenme zamanı.

DSC_3266 (Kopyala)Artık Amsterdam’ı gündüz gözüyle gezmek ve otelden aldığım şehir haritası ile farklı mekanlarını keşfetmek zamanı gelmişti. Amsterdam o kadar güzel ve kolay bir şehir ki; isterseniz yürüyerek her tarafa ulaşmak ta mümkündü ve çok ta zevkliydi. Ancak arada metro kullanmak işi çok kolaylaştırıyordu aynı zamanda. Bu arada Amsterdam’da otobüs ve metro 1.70 Euro ve biletin geçerlilik süresi 1 saat. Şehrin için de Begijnhof Evleri ve Spui bölgesi ilk durağımdı. Ardından Ice Bar’a yürüdüm ve çevresini gezdim. Daha sonra Windmill yani büyük yel değirmeninin olduğu bölgeyi gezdim. Artık hava sıcaklığını hissettirmeye başlamıştı ve buradan bir metroya binerek Rijskmuseum’a ve orada bulunan Van Gogh Müzesine geldim. İki müzeyi de gezdim ve çok müze gezmeyi sevmememe rağmen bu müzeye bayıldım gerçekten. Amsterdam’ da görülmesi gereken yerlerden bir tanesiydi burası da. Müzenin arkasında bulunan bir platform halindeki I Amsterdam yazısı ise turistlerin uğrak noktası idi. Benim de en beğendiğim bölge burası oldu diyebilirim. Farklı fotoğraflar çektim ve dinlenme imkanı da buldum burada.

Mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer olarak ilk sıralarda yer alan bir bölge burası. Buradan çıkışta ise yürüyerek Çiçek pazarına gittim ve kalabalık bir Avrupa başkentinde şehri her haliyle yaşamak çok güzel bir deneyim oldu benim için. Amsterdam gerçekten doyumsuz bir şehirdi ve çok eğlenceliydi. Gece hayatını ise anlatmaya zaten gerek yok. Bilindiği gibi Red Light buranın gece hayatının en yoğun olduğu bölge. Bu arada Rembrandt Meydanı da akşamları en az Dam Meydanı kadar güzel ve hareketli bir meydan. Benim fikrim görülmeden dönülmemesi gereken bir yer olan Rembrandt meydanında bir kahve içmeden Amsterdam’ ı bitirmeyin. Ve artık Amsterdam yavaş yavaş geride kalıyordu benim için. Yarın artık Hollanda’nın meşhur balıkçı kasabası ve yerli halkın yaşam yeri olan Marken ve Volendam’a gitmek için hazırlıklarıma başladım bile.

Amsterdam / Hollanda

Amsterdam / Hollanda

Yine bir Amsterdam sabahı kahvaltımı yapıp doğru Marken ve Volendam yollarına düştüm. Dilerseniz bu kasabalara otobüslerle de ulaşabilirsiniz ancak daha az yer görme ve zamanı yetiştirememe riskine karşı ben bir program yaptım ve tur ile gitmenin daha uygun olacağını düşündüm. Turun bedeli 36 Euro ve çok ta ekonomik sayılmaz ama Avrupa her zaman pahalı. Ayrıca yel değirmenlerinin olduğu Windmills bölgesine de gidiyorsunuz ve sizi aldıkları gibi yine Central Station önünde bırakıyorlar. Bu durumda tur seçeneği biraz daha cazip gelebiliyor. Marken, kendine özgü ağaçtan yapılmış Hollanda ayakkabılarının üretim yeri olan bir küçük köy diyebilirim. Burada bu ayakkabıların üretim yeri var ve burayı gezip hediyelikler alabiliyorsunuz. Marken’den Volendam’a vapurlarla geçiyorsunuz. Volendam ise daha büyük ve daha kalabalık bir balıkçı kasabası. Peynir üretimi yapılan ve balıkçı kasabası olması ile ünlü olan bu kasabanın ise daha çok evleri meşhur. Volendam evlerini görmek, burada olmak gerçekten harika bir gün geçirmeme neden oldu. Farklı bir Avrupa kasabası ile karşılaştım ve çok sevdim. Hemen sonrasında yel değirmenlerinin olduğu Windmill bölgesine gittik. Artık gün iyice yorucu olmuştu ama çok farklı bir Hollanda günü yaşadım diyebilirim. Artık Hollanda – Amsterdam günlerim de bitmişti ve yarın sabah erkenden Belçika – Brüksel’ e gitmek üzere hazırlıklarıma başladım.

DSC_3116 (Kopyala)Sırt çantamı alıp yeniden yola çıkma zamanı geldi. Sırt çantamı geceden hazırlamıştım zaten. Kahvaltımı yapar yapmaz soluğu yürüyerek Amsterdam Central Station’da aldım. Amsterdam’ dan Brüksel’ e direk giden hızlı tren 99 Euro idi ve bu biraz pahalı geldi bana. Danışmaya gittim Brüksel’ e başka hangi alternatif yollarla gidebileceğimi sordum. Bana hızlı tren kullanmadan normal trenle Eindhoven’a oradan Belçika’ ya geçip bir iki aktarma ile Brüksel’ e gidebileceğimi anlattı ve Brüksel’ e gidecek olan trenlerin haritasını ve fiyatlarını aldım. Artık rota biraz kaymıştı ama farklı farklı şehirleri görerek geçiş yapacaktım ve bu da bir çeşit tecrübe olacaktı benim için. Eindhoven’ a gitmek için Amsterdam – Maastricht trenine bilet aldım ve yaklaşık 1 saatlik bir tren yolculuğu ile nihayet Eindhoven’a geldim. Halen Hollanda futbolunun önemli ismi PSV Eindhoven takımının var olduğu şehir ve bu düşünce ile bana çok sıcak geliyordu burası. Eindhoven’ da olmak güzel bir duyguydu neden bilmiyorum. İstasyondan çıkıp biraz dolaştım ve daha sonra Belçika sınırına otobüs ile yarım saatte geçtim. Buradaki şehrin adı Lommel idi ve ben artık Belçika topraklarındaydım.

Yolculuğum geze geze aslında zevkli bir halde ilerliyordu. Ancak çok ilginç şeyler düşünüyordum. Mesela Belçika’ ya girdiğiniz andan itibaren evlerin yapısı insanların düzeni ve ev – bahçe özelliği ile Belçika topraklarında olduğunuz hemen kendini belli ediyordu. Nasıl belirgin bir Belçika tarzı vardı evlerde anlam veremedim. Ama evler, bahçeler çok düzenli ve çok güzeldi. Hayranlıkla izliyordum. Lommel’den ayrılma vakti gelmişti ve yine sorarak Brüksel trenine bindim. Aslında bunda da aktarma vardı ve tren görevlisi bana ineceğim durağı bir kağıda yazmıştı. Toplam 4 durak saymamı ve sonra inmemi söyledi. Ardından tekrar yanıma gelerek arka vagonda bir çiftin de Brüksel’e gittiğini, onlara benden bahsettiğini ve inerken beni de haberdar edeceklerini bildirdi. Bu benim için iyi bir haber oldu. Yolculuk toplam buradan da 1 saat kadar sürdü ve nihayet artık Brüksel Merkez Tren istasyonuna geldim.

DSC_3520 (Kopyala)Brüksel’ de 2 adet tren istasyonu var. Bunlardan bir tanesi South Station yani Brüksel Merkez İstasyonu ve diğeri de Noord Station. Brüksel merkez istasyonuna geldiğimde fark ettim ki buraya çok hazırlıksız gelmişim. Çünkü nereye gideceğimi nerede konaklayacağımı bilmiyordum. Sırtımdaki çanta bu belirsizlikle daha da ağırlaşmıştı sanki ve Central Station’ dan çıkarak kalabalığın yürüdüğü yere doğru yürümeye başladım. E yani bu kadar da olmaz denir ya, daha 5 dakika yürümeden kafeteryaların, otellerin, restaurantların ve hediyelik eşya satan dükkanların olduğu meydanda buldum kendimi.

Meydandan sonra yine kalabalığın içine daldım ve Brüksel’ in ve 2010 yılında Avrupa’nın en güzel meydanı seçilen asıl büyük meydana Grand Palace meydanına geldim. Burası muhteşem bir yerdi. İlk izlenimlerim ise burası benim için çok güzel fotoğraflar ve güzel dakikalar demekti. İlk sorduğum otelde 35 Euro fiyat aldım ve otelim gayet temiz, şık ve meydanın iyi otellerindendi. Otele yerleşmemin ardından soluğu Grand Palace meydanında aldım ve ortam, kalabalık, muhteşem bir atmosfer vardı burada. Meydanın o tarihi havasını doyasıya yaşıyordum adeta ve fotoğraf çekimlerim için de saatleri sabırsızlıkla saymaya başlamıştım. Meydanın ortasında oturdum ve her şeyi, her ayrıntıyı izlemeye koyuldum. Brüksel gerçekten çok özel bir şehirdi. Bütün akşamımı ve gecemi burada geçirdim. Dinlenme vaktim çoktan gelmişti ve yarın için yeni bir seyahat rotası olarak artık Paris planlarım da başlamıştı bile.

DSC_3533 (Kopyala)Bu defa bir Brüksel sabahında erkenden kalktım. Otelde kahvaltımı yaptıktan sonra çıkış için hazırlıklarımı yaptım ama Brüksel’ de yapmadığım, eksik olan bir şeyi fark ettim. Dün Grand Palace meydanına ve gece fotoğraflarına kendimi o kadar kaptırmışım ki, buranın olmassa olmazlarından Manneken Piss yani İşeyen Çocuk anlamına gelen Bronzdan yapılmış İşeyen Çocuk heykelinin oraya gitmeyi unutmuştum. Aslında bulunduğum yere yürüyerek 10 dakika mesafede idi. İlk olarak orayı ziyaret ettim ve iyi ki de gelmişim. Aslında ufak bi heykel ama yine de görülmeye değer ve en azından bir tarihi hikayesi de var elbette. Ardından Paris yolculuğu başladı. Ancak bu defa hızlı tren yerine Avrupa’nın otobüs hattı olan Eurolines’ ı denemeye karar verdim.

Birincisi bu otobüs seyahati ile bilgi almayı ve denemeyi çok istiyordum. İkincisi fiyat olarak yarı fiyatına bir yolculuk yapıyorsunuz hızlı trene göre. Üçüncü sebep ise Paris’ e giden hızlı tren saatini kaçırmıştım ve bir sonraki saate kadar ben zaten Paris’ e otobüsle varmış oluyordum. Bu gibi sebeplerle de Eurolines otobüs hattını yine Avrupa seyahati yapacaklar için de deneme fırsatı olacaktı benim için. Hem konforlu hem ekonomik bir seyahat olarak tercih edilebilir bir alternatif ve tavsiye edebileceğim bir seyahat şekli elbette. Eurolines ile Brüksel den Paris’ e yaklaşık 5 saatlik bir yolculuk yaptım ve otobüste uyuyarak ve geçtiğimiz şehirlerin güzelliklerini de izleyerek mutlu ve dinlenmiş bir şekilde ikindi vakitlerinde Paris’e geldim. Ve işte Fransa, ve işte Avrupa’nın gözdesi Paris..

DSC_3704 (Kopyala)İlk önce diyeceğim tek şey Paris’in altına bir örümcek ağı gibi örülmüş metro hattı. Bu konuda inanılmazlar, şehrin altını örümcek ağı gibi örmüşler resmen. Metro süper işliyor ve çok kalabalık. Hemen Turizm Danışmadan bir harita ediniyorum kendime ve direk olarak Eyfel Kulesine gitmek istiyorum. Danışmadaki bayan metro ile hangi rotayı takip edeceğimi bana söylüyor. Ama inanın çok nazik değiller. Fransa bambaşka. Hiçbir Avrupa ülkesine benzemiyor. Müslümanlar ve siyahi ırk bir hayli fazla. Fransızların ise yüzü çok gülmüyor. Ben yaklaşık 10 -15 dakikalık bir metro seyahatinden sonra artık yeraltından gün yüzüne çıkıyorum nihayet ve nihayet Eyfel Kulesi muazzam görüntüsü ile tam karşımda. Tabii ki fotoğraflar fotoğraflar…

Bir de şunu belirtmeliyim Eyfel Kulesi sadece bir kule olarak değil etrafında bulunan yemyeşil parkları ve yaşam alanları ile de çok güzel. Tabii ki bu yeşil alanların adı ise Champ de Mars yani Mars Alanı adı verilen bölge. Burası olabildiğince büyük bir park ve yeşil alan olması nedeni ile turistler için sıkıntısız bir ziyaret sağlıyor ve ayrıca Eyfel Kulesine ayrı bir hava katıyor. Akşam saatlerine doğru ise Eyfelin etrafındaki Champ De Mars’ta günbatımını beklemek apayrı bir tat. Benim için ise fotoğraf şöleni. Burası geç saatlere kadar kalabalık ritmini hiç kaybetmiyor. Eyfel Kulesi altında fotoğraf çekilenler, müzik dinleyenler, müzik yapanlar, enstrüman çalanlar, dans edenler ve hatta Fransız şaraplarından yudumlayanlar, herkes burada neredeyse. Ben Paris’ teki ilk günümü Eyfel Kulesi etrafında fotoğraflar çekerek ve Champ De Mars’ta oturup yeni dostluk kurduğum turistlerle sohbet ederek günümü bitiriyorum.

Eyfel Kulesi ve Champ De Mars

Eyfel Kulesi ve Champ De Mars

Artık Paris’i gündüz gözüyle keşfetmenin zamanı geldi ve şehri gezmenin en kolay yolu Hop On Hop Off otobüsleri olarak ta bilinen turistik otobüsleri kullanmak diye düşünüyorum. Kendime bir günlük bilet alıyorum ve sırayla, Paris’in gözde turistik merkezlerini geziyorum. İlk sırada Notre Dam Katedrali var ve Notre Dam Katedrali en çok etkilendiğim yerlerden bir tanesi. Sadece katedral olarak değil de, etrafındaki sessiz kalabalıkta Paris havasını hemen hissediyorsunuz. Cafeterya ve alışveriş yerleri çok saygılı ancak gülmeyen yüzleri ile bir o kadar da Fransızlar.

hollanda (Kopyala)Ardından Louvre Müzesi en ilginç yerlerden bir tanesi ancak bunlarla ilgili ayrıntılı bilgileri bu gezi yazımda yazarak fazla dikkat dağıtmak istemiyorum. Ama Louvre Müzesinin görülmesi gereken çok özel bir mekan olduğu konusunda emin olabilirsiniz. Louvre Müzesinden çıktıktan sonra etrafta bulunan işportacılardan Eyfel Kulesi Biblosu alıyorum. Normal mağazalarda 40-50 Euro olan bu büyüklükteki bibloyu 15 Euro gibi bir fiyata alabiliyorum. Ardından Paris’ in alışveriş bölgesi La Fayetta’ya gidiyorum ama alışveriş zamanı değil benim için. Biraz boş boş dolandıktan ve burada bulunan bir cafede birşeyler içtikten sonra çok merak ettiğim Şanzelize’ ye doğru yolculuğum başlıyor. İsmi bile çok hoş olan Champs-Élysées ( Şanzelize ) yolu bambaşka bir yol. Törenlerin, resmi geçitlerin, yürüyüşlerin, kutlamaların yapıldığı bir cadde burası ve çok çok farklı aynı zamanda.

Şanzelize, Concorde meydanından başlayıp Zafer Takı adı verilen anıta kadar yaklaşık 3 km kadar gidiyor ve mutlaka gidilmesi ve görülmesi gereken yerlerden bir tanesi. Elbette ne diğer şehirler ne de Paris bu kadar kısa bir zamana sığdırılacak şehirler değil ama artık kafamda yavaş yavaş Paris’ i de bitiriyorum. Paris’ i biraz hızlandırılmış bir programla gezmiş olmama rağmen gerçekten çoğu yeri boş geçmedim diyebilirim. Benim için yorucu ama çok zevkli bir seyahat oldu Sırtımdaki Avrupa. Üzerimde 10 günlük bir Avrupa yorgunluğu vardı ve sanki koskoca Avrupa’yı 10 günde sırt çantama sığdırmış taşıyor gibiydim. Uçağım Köln’den kalkacağı için artık geri dönüş yolunu düşünmem gerekiyordu. İlk önce yine hızlı trenlere baktım ve yarın sabah vardı en erken. Oldukça da pahalıydı Eurolines otobüs hattına göre. Eurolines ise bu akşam 22.00 da gidiyordu Köln’e ve sabah saatlerinde Köln’ de olacaktı. Benim için hem otel de konaklamadan otobüs yolculuğu ile seyahat ederek geceyi geçirme imkanı sağlıyordu. Ayrıca daha ekonomik olacaktı. Ve geç kalırım stresi de olmadan erkenden yapılacak bir geri dönüş seyahat seçeneği idi. Artık kararımı verdim ve akşam üzeri son bir kez yine Eyfel kulesi ziyaretimden sonra metro ile Eurolines otobüs durağına geldim ve ardından Paris’ten Köln’ e geri dönüş seyahatim başladı.

Göz At: 

  1. Avrupa’da Düşük Bütçeli Seyahat İçin 6 İpucu
  2. Ucuz Uçak Biletleri Hakkında 10 Yanlış
  3. Uçaklar Hakkında Bilmediğiniz 9 Şey
  4. Uzun Uçak Yolculukları İle Baş Etmenin Yolları
  5. Turist Gibi Görünmekten Kurtulmak İçin 8 Öneri

Sabah saatlerinde Köln artık kucağını açmış beni uğurlamak üzere bekliyor gibiydi. Artık resmen fotoğraf makinemi bir daha elime almak istemiyordum. Dinlenmeye ihtiyaç ta vardı artık. Gün boyu Köln’ de Starbucks ve Burger King’lerde vakit geçirdikten sonra uçak saatim de nihayet geldi ve Avrupa’ya veda vakti.

57 yorumlar

  1. Mert Uzuntaş says:

    Her kelimesini tek tek okudum . her anı heyecan verici ve akıcı bir gezi yazısı . kendinizi özel hissetmelisiniz 🙂

  2. Mine Rehber says:

    Harika; bu yaz gitmeyi düşündüğüm Avrupa icin on bilgi oldu, Teşekkürler, yola devam;)

  3. cihan moral says:

    merhaba ;
    gelecek yıl erasmusla livanya (vilnius)ta olacağım ve şimdiden sizin yaptığnız gibi seyahatler planı yapıyorum :).
    sizden ricam bu güzargahın ne kadara mal olduğunu hatırlıyo musunuz ?köln’e gidiş ve dönüş uçak biletleri hariç söylesenizde olur.çünkü avrupada olacağım için ryanair la daha uyguna gelir türkiyeden gitmeye göre daha uygun olacaktır.
    şimdiden teşekkürler.

  4. Cihan merhaba,

    Harcamalarımı elbette hatırlıyorum. Konaklamalar için ortalama günlük 25 Euro ve şehirler arası hızlı tren ve otobüsler için de toplam 180 euro civarında ödedim. Kişisel 100 Euro civarında tur vb harcamalarım oldu. Volendam turu ve Paris te Hop On Hop Off otobüs turu gibi. Yiyecek kısmı ise çok masraflı olmadı benim için o da belki 10 günde 150 euro ile bitirmişimdir.

    Benim hesaplarıma göre toplam 700 Euro civarında ve o zaman Euro 2.30 Tl civarında idi.. Sana da bol şans dilerim..

  5. Aydan Oklu says:

    Amsterdam’ da görülecek yerler nerelerdir ? Temmuz ayında yapacağımız Hollanda gezimiz için hava olarak önerirmisiniz ? Başka hangi şehirlere gidilebilir ?

    • Amsterdam da görülecek yer olarak elbette kanallar diyebilirim. Amsterdam kanallarını ayrı tutarsak Dam Meydanı, Red Light District, Amsterdam Central İstasyonu, Van Gogh Müzesi, Çiçek Pazarı, Amsterdam evleri görülecek başlıca yerler. Ice Bar da bir şeyler içebilir, Volendam ve marken gibi çevre kasabalara günübirlik turlar da yapabilirsiniz. Türkiye’ de olduğu gibi Amsterdam’ da da mevsimler hemen hemen aynıdır o nedenle temmuz iyi bir seçim diye düşünüyorum.

  6. Aydan Oklu says:

    Amsterdam Köln arası nasıl geçebilirim ? Ulaşım hakkında bilgi verebilir misiniz ?

    • Amsterdam Köln arasında hızlı tren mesafeyi 2.5 saate kadar indiriyor ve hızlı tren tercih edebilirsiniz. Eğer daha uygun bir alternatif isterseniz İnterbus adlı otobüsleri de kullanabilirsiniz. Her iki ulaşım aracı için de Amsterdam Central İstasyonunu kullanmanız gerekecek.

      • Hocam Mayıs’ta Brüksel, Amsterdam, Köln, Dortmund şehirlerini gezeceğim. Gezin oldukça faydalı bilgiler verdi bana. Amsterdam Köln arası otobüs fiyatları ne kadar? Otobüs biletleri de uçak ve tren biletleri gibi yakın tarihlere alınca artıyor mu yoksa fiyat sabit mi bizim otobüsler gibi?
        Kalemine sağlık, iyi gezmeler…
        Erkan

        • Sevgili Erkan, Avrupa’ da otobüs biletlerinin fiyatları uçak ve tren biletleri gibi değişken değil.. Amsterdam Köln arasını tren yerine İnterbus adlı Otobüsle geçmek istersen sanıyorum 25 Euro ödemen gerekecek.. Belki yarı yarıya belki daha fazla kar edebilirsin ancak zamanının daha bol olması gerekiyor .. Şimdiden bol şans ..

  7. hocam merhabalar.. öncelikle geziniz güzel olmuş tebrik ederim.. bende bu haziran ayında kölnden başlayıp amsterdam brugge paris turu yapmak istiyorum.. 18 haziran 1 temmuz arası olacak.. şimdiden 18 hazirana köln bileti aldım.. size sorum 12 günlük süre içinde konaklama dahil ortalama ne kadar para yeter?? ben vize uçak biletleri(gidiş-dönüş) hariç cebimde 700 euro olsa yeteceğini düşünüyorum sizin fikriniz nedir?

    • Hasan Bey merhaba, Köln’ den başlayıp diğer şehirlere yapacağınız seyahatte sadece konaklama, yeme içme ve ulaşım için paralar harcayacaksınız. Bunların da toplamı özel harcamalarınız, müze ve özel girişler ve extra çıkabilecek harcamalarla birlikte 700 euro gibi rakamları ancak bulacağını düşünüyorum. Çok uygun hostel ve butik oteller bulabilirsiniz. Hızlı trenlerle seyahat etmeyeceğiniz zamanlarda olacaktır ki benim de tavsiyem her şeyi deneyimleme anlamında budur. Gayet güzel bütçe ayarlamışsınız ve paranızın da artacağını düşünüyorum.
      İyi yolculuklar ve keyifli seyahatler dilerim.

      • hocam son sorum benim dlim yok acaba orda çok zorlanırmıyım?

        • Dil konusunda kendinize güvenin bir şekilde anlaşırsınız ve problem yaşayacağınızı sanmıyorum.. Seyahat için dilden çok cesarete ihtiyacımız var ve siz bunu çözmüş görünüyorsunuz. gerisi inanın çok kolay olacaktır. bol şans..

  8. çağrı says:

    hocam merhaba konuyla ilgili bir kaç sorum olacaktı mailleşmemiz mümkün müdür?

  9. elif çetinkaya says:

    fotografları ile cok güzel bir avrupa turu . zevkle okudum. Köln amsterdam arasını hızlı tren olmadan daha ekonomik nasıl geçebiliriz ?

    • Sevgili Elif Köln Amsterdam Arasını hızlı tren olmadan normal trenlerle aktarmalı daha uyguna tabii ki getirebilirsin.. Ya da Eurobus otobüslerini kullanabilirsin ..

  10. kubilay ulucan says:

    Bruksel icin 1 gun yeterli mi ?

    • Brüksel gerçekten büyüleyici bir atmosfere sahip ve bana göre bir günde bitirebileceğiniz hatta tadını da alabileceğiniz bir şehir. 1 gece konaklayıp gece Grand Meydanın tadını mutlaka çıkartın.

  11. numan ongun says:

    Güzel bi makale olmuş çok begendim .umarım devami gelir.okurken sanki ben yapiyormuşum gibi hissettim.yazılarında gizemli bi mütevazilik var gerçekte böyle misin bilemem ama deneyimlerini okumak eglenceli.birini hic tanımadan onu bu şekilde takip etmek ve onun yaptıklarından hoşnut olmak ayrı,değişik bi duygu.değerli deneyimlerin için teşekkür ederim.kadrajin bol olsun 🙂

    • Sevgili Numan, takibin ve çok değerli yorumların için teşekkür ederim. Övgü dolu sözlerin ayrıca motive etti ve teşekkür ederim bu övgü dolu sözler için.. Saygı ve selamlarımla ,,

  12. Merhaba yazınıza bayıldım. Agustosta brükselden başlayıp amsterdam paris lüksemburg köln gezisi yapmayı düşünüyorum. Aklıma takılan ulaşım..gittiğim tarihte oradan biletlerimi aldıgımda cok pahalı olur mu?nasıl bir güzergah izlemem gerekli?otelim brükselde olacak eşyalarımı oraya bırakabileceğim.oradan cevresindeki ülkeri gezicem.ulaşıma verecegim para beni endişelendiriyor. Otelleri booking.com dan bulabilirm diye düşünüyorum. Brüksel merkez noktam olucak mecburen. Ayy heyecanlandım ilk bireysel gezim

    • Sevgili Gülşah bana kalırsa güzergah ters yapmışsın.. Brüksel ortada kalıyor oradan bir kuzeye Amsterdam sonra dönüp Güneye Paris hem yorucu hem masraflı olur.. Çanta bırakma bşr yere .. Amsterdam bruksel Paris Köln rotasını izle ., son anda ALINAN tren biletleri pahalı ancak Eurobus kullanabilirsin arada.. Bol şans

  13. Merhaba,

    Bizde arkadaşlarla kurban bayramında Amsterdam- Brüksel turu yapmayı düşünüyoruz. Gidiş Amsterdam dönüş Brüksel şeklinde biletlerimiz aldık bile 🙂 Ama orda nerelere gideceğimizi hala planlayabilmiş değiliz her kafadan bi ses çıkıyor.
    amsterdam,Roterdam, Brugge ve Brüksel düşünüyoruz. Sizce bunların dışında nereler olabilir? Ayrıca tren biletlerimizi şimdiden mi almalıyız yoksa orda mı almalıyız? Konaklama olarak 3 gece amsterdam 3 gece Brüksel düşündük. Sizde nasıl bir yol izleyelim ? Cvp için teşekkürler…

    • Rotanız gerçekten ideal bir rota. Hiç ileri geri gitmeden kuzeyden güneye yay çizerek ineceksiniz. Tren biletlerini tabii ki erken almakta fayda var yoksa daha sonra almak çok çok pahalıya gelecektir. Konaklama için Brüksel i çok fazla tuttuğunuzu söyleyebilirim. Şimdiden iyi eğlenceler..

  14. Biz parise akrabalarımızın yanına gideceğiz.Otel parası vermeyeceğiz Allahtan 🙂
    Uçak parası hariç bütçemiz nekadar olmalı bu arada biz 4 kişiyiz

    • paris te ne yer ne içersiniz bilmiyorum ama metro sistemini de kullanırsanız tahmini bütçeniz günlük 20-30 euro gibi olabilir.. bana sorarsanız benim günlük bütçem 15 euro yu gecmez konaklama haric .. 😉

  15. bu güzergahtan köln ü çıkarsak çok şey kaybetmiş olur muyuz? amsterdam brüksel ve paris için sizce kaç gün ayrılmalıdır ?

    • ben bir fotoğrafçı olarak çıkarmadım ve çok ta tat aldım.. birbirinden farklı 4 ülke ve gercekten birbirine benzemeyen 4 şehir. gelmişken de mutlaka gidilir. ama çıkartmak sizin tercihiniz.. amsterdam bruksel ve paris için minumm 5 gün yeter bile diyebilirim 😉 biraz yorucu biraz hızlandırılmış olarak fazlasıyla yetecektir.

  16. Kemal Cetin says:

    Koln Amsterdam arasi nasil gidebilirim ? otobus bulabilirmiyim ?

  17. Merhaba ,yazınızı keyifle okudum..bende amsterdam köln,bruksel arası tur yapacağım.paylaşımınız çok net ve aydınlatıcı..teşekkürler..iyi gezmeler

  18. Merhaba yazınız çok güzel kısa zamanda amsterdam paris turu yapcam 3 kişinin fiyatı tahminen ne olur? Amsterdam-Paris arasını trenle seyahat edeceğim

  19. gülsüm says:

    Merhaba, eşimle 27 şubat – 7 Mart Paris-köln-amsterdam-paris turu yapmayı düşünüyoruz. Rotamız doğru mu sizce? Paris gidiş dönüş biletlerimizi aldık. Köln’de ablamızda kalacağız yakın güzergahı özel arabamızla kölnden gezip Paris’ten yine dönmeyi düşünüyoruz. Paris – amsterdam hızlı tren fiyatını öğrenebilir miyim? Köln’den yakın lokasyon nereleri gezebiliriz ve neyle seyahat edebiliriz? Çok soru sordum ama ilk seyahatimiz olduğu için tedirgin oluyor insan 🙂 şimdiden teşekkürler.

    • Rota olarak Paris Köln ve Amsterdam rotası doğru bir rota ve kısa zamanda ancak buraları gezebilirsiniz. Amsterdam Paris arası hızlı tren 100 Euro ve üzeri olarak tahmin ediyorum ve bu rotayı otobüs ile de geçebilirsiniz. Otobüsleri yine aynı tren istasyonlarından bulabilirsiniz. Köln de yakın Lokasyon Frankfurt var trenle 1 saat sürüyor ama ben bu kısa zamanda tavsiye etmem. Bu rota üzerinde belki Amsterdam Paris arasında dönüşte Brüksel tercihi yapabilirsiniz .. İyi yolculuklar..

  20. tahsin öztekin says:

    öncelikle geziniz mükemmel olmuş fakat bana tren biletleriniz biraz pahalı geldi. 2016 temmuzuna şimdiden plan yapıyorum köln amsterdam brüksel paris berlin prag budapeşte ve ankara. tren biletleri netten satılıyor fakat 92 gün sonrasına alabiliyoruz. şuanda 92gün sonrasına baktığımda 14-29 euro arası değişiyor. acaba mayıs ayında yine 3 ay öncesinden alsam bileti bu fiyatlardan mı alabilirim yoksa senin aldığın fiyatlardan mı ? teşekkr ederim

    • Tahsin Hocam Umarım hızlı tren fiyatlarına bakıyorsunuzdur.. Avrupa da bu fiyatlara hızlı tren fiyatları bulmak neredeyse imkansız .. Ben 20 Euro ya Roma Floransa normal tren bileti bulmuştum en son o da bulduğum en uygun fiyattı .. Hızlı trenlerde düşük fiyat bulmak aylar öncesinden mümkün ama yinede fiyatlar bir hayli uçuk .. Belki erken rezervasyon işinize yarayacaktır

  21. Paylaşımınız çok guzel vr faydalı,Yeşil pasaport ile amsterdam -köln-paris seyahatı yapmak istiyorum hızlı tren ya da otobüs seyahatinde pasaport kontrolü vs nasıl oluyor sadece yeşil pasaport ile sıkıntı yaşar mıyız?

    • Avrupa ülkelerinden birine girdikten sonra yolculuklarda pasaport kontrolü diye birşey yok. Sadece bilet alırken kimlik olarak kullanacaksın o kadar .. Yeşil pasaportun keyfini doya doya yaşa .,

  22. frAnsa ucakla gırıs yaptık dıyelim yeşil pasaport ile.parısten trene binip amsterdama gidecek olsak bekçika ve hollanda sınırında jontrol okuyomu gecıslerde oroblem yasarmıyız

  23. Paylaşım için teşekkürler Ufuk. Şu olaylar biraz durulsun o tarafa doğru ben de bi yol alıcam.

  24. merhaba, amsterdam dan roterdam, brugg, brüksel ve köln e hızlı tren ile seyehat etmeyi planlıyorum. araştırdığıma göre erken tren bileti alımlarında indirimden faydalanıyorum. sizden detay bilgi alabilir miyim. ülke içi ulaşım (amsterdam-roterdam) için de internetten erken bilet almalı mıyım. diğer ülkelere geçişte hızlı tren bilet alımı için hangi siteyi kullanmalıyım. ayrıca masken volendam turuna katılmak için nereye başvurdunuz. tur ne kadar sürüyor. teşekkürler.

    • Öncelikle Marken volendam turu için Amsterdam içinde istemediğin kadar tur ofisi bulacaksın o çok Kolay.. Tur 1 için tam gün ayırmalısın.. Hızlı tren için ıcetrain kelimesi ile Google’dan aratırsan hem ülke içi hem de ülkeden ülkeye hızlı tren bulabilirsin .. Şimdiden bol şans iyi yolculuklar ..

  25. Marken volendam a kendip otobüsle gidip gelmek istesem ne yapmalıyım örneğin otobüsler nerden kalkar. teşekkürler.

    • Marken ve Volendam için Otobüsleri Amsterdam Central Station yanında bulabilirsin. Otobüs ile ilk önce Volendam’ a git oradan Marken’ e vapur ile gidip gelebilirsin.

  26. sumeyra says:

    Merhaba 20 ocak 2016 da Amsterdam a gelecegim 27 sinde de donusum olacak tekrar Amsterdam dan Turkiye ye. Oncelikle yazinizi begendim ve yorumlara goz attim. Ben Koln ve Paris e gitmek istiyorum. Fakat bazi yerler de ucakla ulasimda yaziyordu. Yazilardan anladigim kadariyla otobusun daha ucuza mal oldugunu gordum. sizce nasil bir yol izlemeliyim?

    • Amsterdam köln arası çok yakın sayılır o nedenle istersen hızlı tren istersen eurobus otobüslerini kullanabilirsin .. Oradan da Köln Paris arasını gece otobüsü ile geçebilirsin .. Haritaya göre bir üçgen rota yapmış olacaksın .. Kesinlikle tavsiye ederim .. İyi yolculuklar dilerim ..

  27. 2007 yılında benzer bir seyahat yapmıştım. Benim rotam İtalya’dan başlayıp, Fransa’ya geçmek ve son olarak da Amsterdam’dan uçakla dönmek şeklindeydi. Yazınız bana o seyahati ve güzel anılarımı hatırlattı. Siz Almanya ve Belçika’yı görmüşsünüz. Ben de onları kaçırmıştım. Bir yerleri feda etmek mecburi zaten. 🙂 Güzel paylaşımınız için teşekkürler.

  28. Sevgili Ufuk,
    Harika bir yazı olmus.Amsterdam kismiyla saha cok ilgilendim dogrusu.ozellikle kasabalari Marken Volendam ve Zaanseschans muthis yerler.. sunu paylasmak istiyorum:Amsterdamda evlerin caddelere bakan pencereleri ne kadar buyukse okadar cok vergi odemeleri gerekiyormus bu sebepten volendan ve markenda bulunan evlerin caddeye bakan pencereleri kucuk ama bahceye bakan duvarlari boydan boya pencere seklinde. Zaanseschansta bulunan yel degirmenleri kakao islemek uzere kullaniliyormus zaten kasabada kucuk cacoashoplar ve buram buram kakao kokuyor. Bir de bahce ve evlerin duvarlari ne kadar suslu nekadar cok cicek saksilariyla doluysa o evler yorenin gypsy halkina ait evlermis. Paylaşmak istedim.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Gerekli * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

*