Tayland’ ın En Ünlü Adaları ( Phuket – Phi Phi – Koh Samui – Koh Phangan )

Daha önce ki Tayland seyahatimde Tayland’ ın kuzeyini gezmiş Bangkok ve Pattaya’ da bulunmuştum. Bangkok ile Pattaya arasında kalan Sri Racha’ yı ve birkaç sehrini daha gezme imkanım olsa bile adaları gezmeye vaktim maalesef olamadı. Bende bu Tayland seyahat planımı adalara göre planladım ve Tayland’ ın en önemli adalarını bu ikinci Tayland seyahatimde dolu dolu gezdim diyebilirim.

Tayland' ın Geleneksel Sandalları..

Tayland’ ın Geleneksel Sandalları..

 

Singapur Havayolları ile İstanbul’ dan Dubai-Singapur ve daha sonra aktarma yaparak Singapur’ dan Phuket’ e yolculuğum başladı. İstanbul’ dan Dubai’ ye geldiğimde hava henüz kararmamıştı ve Dubai uçaktan harika görünüyor. Dubai havaalanında uçaktan inmeden yaklaşık 1 saat bekledikten sonra yolculuğum devam ediyor ve öğlen çıktığımız seyahatin  sabahında Singapur’ a iniyoruz. Sabahın ilk saatlerinde yine Singapur uçaktan mükemmel bir görüntü ile kendini gosteriyor…

Singapur Changi Havaalanından aktarma olan Silkair Havayolları ile yaklaşık 1,5 saat yolculuğun ardından Thailand ın en ünlü adası olan Phuket’ e nihayet geliyorum..

Sırtımda bir sırt çantası ve Phuket / Tayland’ dayım…

Tayland' ın geleneksel Sandalları ve Phuket..

Tayland’ ın geleneksel Sandalları ve Phuket..

Phuket, Tayland’ ın en ünlü ve en büyük adası… Aslında ada olmasına rağmen sonradan Tayland’ a köprü ile bağlanmasından dolayı artık tam bir ada sayılmaz. Adanın dört bir yanı çok ünlü sahillerle dolu. En ünlüsü ise Patong Beach ve bende seçimimi Patong Beach’ ten yana kullanıyorum. Havaalanından minibüs ile Patong Beach’ e geldim ama herhangi bir otel rezervasyonum maalesef yok. Artık yapacaz birşeyler. Sahilin bir arka sokağında merkeze de yakın bir yerde çok uygun fiyata bir otel bulmak çok zor olmadı diyebilirim. Aslına bakarsanız ucuz ve kötü bir otel. Sonuçta bir kaç gece buradayım, şimdilik beni idare eder. Hasretle beklediğim sahile inip bir an önce denize girmeliyim. Patong beach gayet hareketli, deniz biraz sıcak, biraz denizde ve sahilde vakit geçiriyorum sonra dinlenmeye, doğru odama. Akşamüstü Patong Beach’ te biraz gezintiye çıkıyorum. Ama bir sürpriz bekliyor beni daha ilk gün !! Bugün Sonkran Festivali başlıyormuş ve Sonkran Festivalinde 3 gun süreyle herkes birbirini sırılsıklam ıslatıyor. Hem de deliler gibi. Su tabancaları, kovalar, pet şişeler ve hortumlarla tabii ki. Bunu hiç beklemiyordum. Festival beni hiç sarmadı, alışamadım. Her tarafım sırılsıklam. Kameram ve Fotoğraf makinam da nasibini aldı. Şu festival bir bitse de bende kameralarım da rahat etse. Ne yapalım artık bir kaç gün katlanmalıyım ya da bir başka deyişle tat almaya bakıyım 😉

Phuket' te Sonkran Festivali ..

Phuket’ te Sonkran Festivali ..

 

Sonkran Festivali Görüntüleri..

Sonkran Festivali Görüntüleri..

 

Bu arada bir- iki gün derken Sonkran’ a bende alıştım. Millet bu festival için özellikle geliyor ve hazırlanıyor. Ben bu kadar ıslak olmayı sevmiyorum ama festival gayet eğlenceli ve neşeli bitiyor. Phuket gece hayatı ile de çok renkli bir ada ve Patong Beach’ te bulunan Bang La Road Caddesi burada gece hayatının aktığı en ünlü caddesi diyebilirim. Phuket Adası turlarına bu defalık katılmadım ama en son nasılsa yeniden Phuket’ teyim ve ada turlarını o zamana bırakarak yoluma Phi Phi Adası’ na gitmek üzere devam ediyorum.

Phi Phi Island.. Adadan ilk görüntü..

Phi Phi Island.. Adadan ilk görüntü..

Sabah 6.30 kalktım ve hazırlandım. 7 de otelden bir minibüsle alınarak Phuket Town’ da bulunan vapur iskelesine geldik. Buradan da büyük ve lüks sayılacak bir tekneyle Phi Phi adalarına yolculuk başlıyor. Phi Phi Adası ünlü aktör Leonardo Di Caprio’ nun The Beach filmini çektiği filmiyle ünlenmiş bembeyaz kumları ve turkuaz renkli deniziyle yeşillikler içerisinde tropik ve küçük bir ada. Phuket’ ten yolculuk tekneyle 1.5 saat sürüyor. Phi Phi adasına geldiğinizde Ada’ ya giriş ücreti olarak 20 Baht veriyorsunuz. Yaklaşık 1 TL gibi ucuz bir rakam. Adanın görünümü muhteşem. Otel bulmakta zorlanmıyorsunuz, iskeleden çıkarken girişte otel ve turlar için sizi bekleyen satıcılar var. Yine sırt çantalı turistlere göre hesaplı bir otel buldum. Merkezi bir yerde ve her tarafa yakın. Sahile ve iskeleye 100 er metre yok. Yine ben doğğğru denize 🙂 Deniz mükemmel, ada çok iyi ve her şey yolunda… Günüm biraz denizde ve sahilde geçiyor. Daha sonra yine elimde makinelarım adayı keşfetmekle ve fotoğraf çekmekle geçiyor. Daha bir kaç gün nasılsa buradayım. Yarın Tropik adalar için bir tekne gezisi turu aldım. Gece sahilde ise parti var. Partiler harika. 1 saat kadar oradaydım. Ama bugün yorgunluk kendini fazlasıyla gösteriyor. Yarın da Tropik adalar turu beni fazlasıyla yoracak biliyorum.

Phi Phi Sahili..

Phi Phi Sahili..

 

DSC_0358 (Medium)Sabah 10.30 gibi kalkıp tur için iskele kenarındayım. 11 de başlayan Tekne ile adalar turunda ilk önce 1o dakikalık bir ilerlemenin ardından Snorkelle dalış yapıyoruz. Denizin dibi mercan kayalıkları  ve binbir çeşit balık ve kolonileriyle tam bir görsel şölen. Daha sonra Bambu Adasında 1 saat yemek ve dinlenme zamanı, ardından tekrar başka bir yerde yeniden şnorkelle dalış.. Yine denizin dibi akvaryum gibi. Monkey Beach’e geldik ama ben hiç bir yabani maymun görmedim 🙂 ama orada da şnorkel takımlarını alarak dalış yapıyorum. Daha sonra yeniden Maya Beach’ te dalış ve iyi bir yorgunlukla gün batımını denizde izleyerek mükemmel ve rüya gibi bir günü geride bırakıyorum. Bu defa denize ve dalışa fazlasıyla doyuyorum. Yalnız iskeleye geldiğimizde tekneden indiğimde farkettim ki indiğimiz yer sabah tekneye bindiğimiz yerin en az 50 m gerisinde. Yani Med – Cezir ( Gel-Git ) olayı. Deniz resmen geri çekilmiş. Bunu Türkiye’ de görmek zor ama burada bunu görmek ayrı bir tecrübe oldu benim için. Phi Phi Adası için belki yazdıklarım burayı anlatmak ta yeterli gelmiyor olabilir ama burayı ziyaret ettiğinizde nasıl bir cennette olduğunuzu daha iyi anlayacaksınız. Ben burada kaldığım zamanlarda adeta cennette bir kaç gün geçirdim diyebilirim. Ama her şeyin bir sonu olduğu gibi buradan da ayrılmanın zamanı geldi ve yeni rotam olan Koh Samui Adasına yola çıkmak için artık hazırım.

Phi Phi Adası tur sonu günbatımı..

Phi Phi Adası tur sonu günbatımı..

 

Phi Phi de günbatımı..

Phi Phi de günbatımı..

 

Koh Samui de Cable Riding Keyfi..

Koh Samui de Cable Riding Keyfi..

Koh Samui için yolculuk sabah 10.00 da başlıyor. Daha önceden aldığım bilet ile Phi Phi iskelesinden vapurla Krabi’ ye oradan otobüsle Surathani’ ye ve oradan da başka bir vapurla Koh Samui Adası’ na geldim. Hindistan cevizi ve palmiye ağaçları ile kaplı Samui Adası, en güzel mavi, en güzel yeşil ve eşsiz doğası ile Cennet Adası olarak ta biliniyor. Hiçbir yapının bir Hindistan cevizi veya Palmiye ağacının boyunu geçmediği bu adada aradığınız her şeyi fazlasıyla bulabilirsiniz.  Chaweng Beach ve Lamai Beach adanın en popüler bölgeleri. Adaya iner inmez Tayland’ da çok yaygın bir şekilde  taksi olarak kullanılan bir pick up ın arkasında Chaweng Beach’ e gidiyorum. Taksici herkesi tam Chaweng Beach’ in adeta kalbinde bırakıyor. Taksiciye ucuz bir otel nerede bulabilirim diye sorduğumda şu araya bak diyor. Çok şanslıyım ilk sorduğum otel de aradığım gibi bir Bungalow mevcut. Klimalı olan Bungalow da var ama ilk tercihim her şey doğal olmalı. 7 numaralı Bungalow’ a yerleşiyorum. Otelin ismi Lucky Mother ve sahile sıfır bir konumda. Tam istediğim gibi harika bir yer benim için. Akşam biraz gezintiye çıkıyorum ve tek kelimeyle Samui Adası harika bir yer, gerçekten cennet gibi. Artık bir kaç gün bir başka cennetteyim.

Cable Riding keyfi ve adrenalin..

Cable Riding keyfi ve adrenalin..

 

 

Denizden bir kare..

Denizden bir kare..

Öğlene doğru sahildeyim. Herhangi bir programım yok. Bütün gün denizin ve sahilin tadını çıkarıyorum. Bol bol dinlendim. Kaldığım Bungalow da çok çok rahat ettim. Caddede bulduğum bir tur firmasından yarın için bir ada turu aldım. Artık yarın ada turu ve fillerle safari var. Akşam saatlerinde Chaweng Beach çok hareketli. Chaweng’ te dolaşırken Iguana ve Maymunlarıyla turistlere para karşılığı fotoğraf çeken iki kişiyle tanışıyorum. Iguana ile fotoğraf tam bana göre. Ama ilk önce pazarlık yaptım tabii ki. Benim fotoğraf makinemi kullanarak Iguana ve Maymunla fotoğraflarımı çektiler. Daha sonra ödemeyi bir şeyler hissettiğimden mi bilmiyorum içim rahat etmedi, ilk pazarlıksız onların istediği fiyattan yaptım. Çok sevindiler. Nereli olduğumu sorduklarında ve benim Türkiye’ den geldiğimi söylediğim an gözleri parladı her ikisininde. Benimle çok ilgiliydiler. Kendilerinin müslüman olduklarını ve Türkiye’ yi takip ettiklerini söylüyorlardı. Maymunun sahibi olanın adı Hassan, Iguananın sahibi olanın adı ise Muhammed. Sonra karşılıklı olarak birlikte fotoğraf çekildik ve bu muhabbet benim için de çok güzel seyahat anılarımdan biri olarak yerini aldı.

Grand farher & Mother Kayalıkları

Grand Father & Mother Kayalıkları

Koh Samui’ de ada turları bambaşka.. Sabah 9.00 gibi bir Jeep ile otelden alındım… Toplam 2 İtalyan, 2 Belçikalı, 2 Boşnak ve ben tek olmak üzere 7 turist safariye başladık. Boşnak olanın ismi Sergen, o da müslüman ve Türkiye de daha önce kalmış. İlk olarak Grand father & mother rocks kayalıklarına daha sonra Mumy Monk ( Mumya Rahip ) adlı tapınağa gittik. Ardından hayvanat bahçesinde Fil, maymun ve Timsah şovlarını izledik. Ben ise herkesten farklı olarak Cable Riding denilen çelik halatlarla ağaçtan ağaca geçiş olan aktiviteye katıldım. Anlatılmaz bir adrenalin ve heyecan. Ardından şelaleye gittik. Şelale de çok farklı ve doğal ama benden başka buz gibi sulara atlayan olmadı. Elbette benden kaçar mı !! Ardından öğle yemeğinde Thai mutfağından yemekler yedik. Thai mutfağını gerçekten seviyorum ve yemekler de güzeldi. Yemekten sonra jeepin tepesine çıktım ve Samui’ nin zirvelerine bakir ormanlara doğru Jeep üstünde yolculuk harika. Hindistan cevizleri ve Palmiyelerin arasından Magic Garden ( Sihirli Bahçe ) isimli, içinde dere yatağı ve heykellerin olduğu sessiz ve gizemli bir havası olan Magic Garden isimli tapınağa geldik. Burada bir süre kaldık ki burası da beni çok etkiledi. Dağın tam ViewPoint ( manzara noktası ) ndan bütün Samui’ yi gördükten sonra sırada son olarak Big Buddha var ve turumuz akşam 18.00 gibi sona erdi. Dolu dolu, son derece eğlenceli ve fantastik bir gün geride kalıyor ve hiçbir noktasını kaçırmadan anlattığım bu Samui Adası turunu gelirseniz mutlaka yapmalısınız.

Samui Adasında kaldığım Bungalow ..

Samui Adasında kaldığım Bungalow ..

 

Bu arada Samui adası gece hayatı da bir hayli yoğun geçiyor. Bende gece bir disco ya takılıyım dedim, inanın bu yorgunluğun ardından bir sonraki gün öğlene zor kalktım. Koh Samui’ de artık fazla bir programım yok, her gün kahvaltımı sahilde yapıyorum. Tüm gün sahilde dinleniyorum. Akşamları cadde son derece hareketli ve alışveriş için çok şık yerler mevcut. Bir bakıma aslında tam bir balayı adası. Deniz, güneş ve kum. Palmiyeler arasında bir sahil ve unutmadan söyliyeyim, sahilde denize karşı her zaman da thai masajı yaptırmak için bir yerler bulmanız mümkün. Toplam 5 gün geçirdiğim Samui Adasından ayrılma ve yeni bir adaya geçme zamanım geldi sanırım.

DSC_0942 (Medium)Yeni rotam olan Phangan Adası’ na gitmek üzere yine bir tur office den aldığım biletle ilk önce Big Buddha Pier’ de ki iskeleye ve oradan büyük bir tekneyle Ko Phangan adasına geliyoruz. Geliyoruz diyorum neredeyse teknede bulunan herkes sırt çantalı gezginler. Yerli halktan birilerini çok nadir görüyorsunuz. Tekneden iner inmez yine otellerine müşteri kapmak için adalılar sizi karşılıyorlar. zaten kapı kapı otel aramak istemiyorum. Fiyat konusunda anlaştığım birinin peşine takıldım ve beni bir otele götürdü. Sunset Street’ te Black & White isimli otel gayet güzel. Temiz ve geniş tek kişilik bir oda veriyorlar bana. Artık bu sırt çantası beni iyice yoruyor. Belirli bir zamandan sonra sanki ağırlık iki katına çıkıyor bu sıcakta. Allah’tan odam şu ana kadar olanların en iyisi. Günbatımı ve kelebek fotoğraflarım için de son derece ideal. Çünkü önümde kelebeklerin ziyaret noktası olabilecek çok güzel bir bahçe ve ileride gün batımı için harika bir sahil var. Haad Rin Beach yürüyerek 5 dakika.

Phangan Adasına giderken sırt çantalılar teknede..

Phangan Adasına giderken sırt çantalılar teknede..

 

Haad Rin Beach ve Phangan Adası .

Haad Rin Beach ve Phangan Adası .

 

Haad Rin de bir kare..

Haad Rin de bir kare..

 

Ko Phangan Adası Full Moon Partileri ile ünlü. Samui Adası’na tekneyle 40 dakika uzaklıkta çok daha farklı bir Tropikal ada. En önemli sahili HAAD RIN… Full Moon Party lerin yapıldığı bu sahil küçük ama geniş. Hiçbir şenzlong bulunmayan ve tamamı ile doğal ve freedom olan bu sahil de gündüzleri sakin bir hayat ama geceleri party ve sabaha kadar eğlence var. Phanganlıların Dolunay olmasa bile her gün sahilde parti yapmak için bir sürü sebebi var nasılsa.. Full Moon party olmazsa Half Moon Party, o da olmazsa Moon Party, en kötü itibariyle de Beach Party yapıyorlar..

Adada sahilde olmak ve gece partileri dışında pek bir şey yok. Pek bir şey yok diyorum ama zaten bunlar fazlasıyla yetiyor. Bende akşama kadar sahildeyim. Haad Rin Beach tarif edilemeyecek kadar güzel. Bol bol fotoğraf çekiyorum elbette. Akşamları odamın önünde de kelebek fotoğrafları peşindeyim.

Phangan Adasında gün batımı ..

Phangan Adasında gün batımı ..

 

Phangan Adasında yine Phangan Sahilleri tekne turuna katılabilirsiniz. Turlar güzel, sade ve eğlenceli. Akşam 18.00 gibi de sona eriyor. Bu arada bir gece bir otelde Pool Party var. Anonsla davet ediyorlar, tabii ki katılmamak olmaz. Sahilden de pick uplarla otele servis yapıyorlar. Gittim ama aslında Pool Party çok sarmadı beni. Artık sıkıldım oradan sahile Haad Rin e yürüdüm. Tabii ki her zaman Phangan Adası ve Beach Parti..

Gece teknesinde yatağım ve sırt çantam..

Gece teknesinde yatağım ve sırt çantam..

Artık geri dönüş yolculuğu da başlıyor ve Phangan Adasından Phuket’ e geri dönmek istiyorum. Bir kaç gün daha Phuket benim için eksikleri tamamlamak olacak.  Buradan Phuket’ e Gece teknesi var olduğunu öğrendim. biraz da merak ettim açıkçası. Geceleme Teknede nasıl olacak acaba ? Yataklı bir tekne anlatıldı ama görmek için sabırsızım. Tekneye beni bir çocuk bırakıyor pick up taksisiyle. Yolda evine uğradık. Evinin olduğu yer Hindistan cevizleri altında yol kenarında güzel bi yerde. Arabadan içeriye doğru baktım. Kalabalık bir aile ama ev dar görünüyor. Neyse artık gemiye bindim tam bir şok… İçeride sadece yataklar var. Çok kötü görünüyor. Nasıl uyuycam, hayatta uyuyamam. Çok sıradışı severim ama bu kadar da değil tabii ki. Neyse sonradan Meksika’ lı olduğunu öğrendiğin bir sırt çantalı daha çift ( Jerry ve Lorena ) te aynı tepkiyle içeri giriyor. Sadece gülüyoruz. İlk önce gemi hakkında daha sonra da koyu ve çok zevkli eğlenceli yolculuk sohbetleri başlıyor. Yolun başka türlü biteceği yok. Sırt çantalı sohbetleri her zaman güzel ve her zaman işin en zevkli tarafı tabii ki.

Surathani’ de gemiden sabah saatlerinde indikten sonra  otobüs ile Phuket’ e varmam öğleden sonra 15.30 u buldu. Bu defa bir taksi motorsiklet ile Kata Beach e geldim. Yine oda bulmak zor olmadı. Tam merkez de temiz ve güzel bir otel buldum. Gün batımı fotoğrafları için doğru sahile. Phuket’ te her sahil farklı farklı güzellikte ve ben Kata Beach’ i de çok sevdim.

Kata Beach / Phuket gün batımı ..

Kata Beach / Phuket gün batımı ..

 

James Bond Island

James Bond Island

Artık Phuket’ te adalar turu zamanı. Sırasıyla Panak Island, Honk Island, Khien ve Müslüman Adası olan Pan Ye Island, en son ise dünyaca ünlü James Bond Adası görülecek yerler.  Panak Island, Honk Island ve Khıen adalarına kano ve botlarla mağara tünellerinden geçerek giriyorsunuz ve her bir ada tamamı ile vahşi yaşamdan birer örnek. Maymunlardan, uçan balıklara ve görmediğim farklı farklı türlere burada rastladım. Timsah yavrusu bile gördüm inanamazsınız. Khıen adası ise tamamı ile Mango ağaçları ile kaplı ve botla aralarından sular arasından geçmek tam bir Amazon un içindeymişsiniz hissi veriyor insana. En çok ise suyun üzerinde Müslüman Villalarının olduğu Pan Yee Adası’ nda heyecanlandım. Adada yaklaşık 200 yıl kadar önce yerleşmiş ve su üzerine evlerini yapmış, nüfusu 2500 civarında, geçimini balıkçılık ve hediyelik eşya satışlarından sağlayan Müslüman Tayland’ lılar beni çok etkiledi. İnanın Dünyaca ünlü James Bond Adası beni bu kadar etkilemedi. Adındanda anlaşılacağı üzere daha önce James Bond filminin burada çekilmesinden esinlenerek adına James Bond Island denilen ada son durağımızdı. Burada da çok eşsiz bir doğa var ve yine harika fotograflarla geri dönüyoruz.

Artık her geçen dakika benim geri dönüş için zamanımdan bir parça daha alıyor ve ben daha dönmeden bir sonraki rotamı düşünerek günlerimi geçiriyorum. Yazdığım bilgiler dışında yazmadığım bilgileri ve anıları da ara ara paylaşırım nasıl olsa. Tamamı ile kendim programladığım 21 günlük Tayland ve adalar rotamı başka yapan var mı bilmiyorum ama gideceklere özellikle bu dört adayı ve bu rotayı tavsiye ediyorum.

Yoruma Kapalı.